DENEDİĞİM ÜRÜNLER

17 Haziran 2014 Salı

Neden Üç Ay?...



Merhaba yazısında bahsetmiştim hatırlarsanız, kedime kavuşabilmek için üç ayım var diye. Neden mi üç ay?biliyorsunuz evli olduğunuz zaman hayat müşterek , ortak istekler, ortak kararlar doğrultusunda gerçekleşiyor pek çok şey. Bir kedi sahiplenmek aslında hiç kolay değil. O kediciğin en iyi ihtimalle 15-16 yıl sizinle beraber yaşayacağını düşünürseniz hele bence alınacak sorumluluklar konusunda iyice düşünmek gerek, çocuk sahibi olmak gibi bir şey ki şu an ona hiç cesaretim yok.

Öncelikle uyarayım uzun yazı okumaktan sıkılıyorsanız aşağıdaki hikayeyi es geçin derim zira içeriğinde bilgiden ziyade bu noktaya nasıl geldik onu anlattım, sabırlıyım diyorsanız buyrun..

Eşimle yaklaşık 3 yıldır evliyiz ondan öncede 3 yıldır birlikteydik. Birbirimizi tanımak için 6 yıl aslında uzun bir zaman sayılabilir,düzenimizi oturttuk artık birbirimizin neye ne tepki vereceğini kestirebiliyor "çoğu zaman!!" barış içinde geçinip gidebiliyoruz. İşte bu noktada eve "kedi" nüfusu katmak çokta geçinip gittiğimiz bir konu başlığı değil. Gülünç ama hikayeyi tüm gerçekliği ile anlatmam lazım :) Sevgilim Galatasaraylı , en koyusundan , maçlar kaçmaz, maç varsa dışarı çıkılmaz, dialog kurulamaz, soru sorulamaz, sorulursa cevaplanmaz bu liste böyle uzaaar gider. Bundan yaklaşık 2 yıl önce GS şampiyon olduğu gece daha son maç başlamadan, GS-Fener maçıydı yani hayli kritik :D, bana ne istersem yapacağını söylemişti. Şampiyon oldular konfetiler patladı , marşlar, sarhoşluk  vs. ertesi gün oldu. Benim isteğim tabi ki bir kedüştü. Sevgiliciğimde sözünden dönemediği için mecbur istemeye istemeye tamam dedi. O dönemde kediler hakkında şuan olduğu kadar araştırma yapmamıştım, ne gibi malzemelere ihtiyacım var, hayvanın doğası nedir vs hiç bir şey bilmiyordum, Tek bildiğim bir kedüş istediğimdi. Hafta için baktığım sokaktan kurtarılan bebek kedi ilanlarından birini aradım ve bebeciklerin beklediği veterinere doğru yola çıktık, adeta uçarakk.

(leo)

Kafeste gördüm onu gözlerini dikmiş bana bakıyordu çekik çekik. Eşimede sordum ama o yüzüne bakmadı bile aslında o noktada bir şeylerin ters gideceğini anlamalıydım. Aldık bebişi eve getirdik tabi veterinerden bir takım zamazingolarını da aldık. Dediğim gibi teorik olarak bakım detayları konusunda  sıfıra yakınım . Tabi kedi eve geldiğinden itibaren eşim huysuzlanmaya başladı. Surat asmalar of poflar , o dönemde işim ve evim arasında ciddi mesafe vardı. Her gün 3 saatim yollarda geçiyordu . Eve yorgun bir şekilde geliyor hem eşimin suratına tahammül etmeye çalışıyor hemde geceleri vikvikleyen bebişin derdini çözmeye çalışıyordum. Çook seviyordum ama hala onunla ilgili bazı anılar aklımda :( belki ilerlyen postlarda anlatırım..İki gün sonra bizim bebiş bide ishal olmaz mı. Benim hijyen hastası eşim iyice krize girdi. Hemen ishali için çözümler aradımveteriner yardımı aldım, tavuk haşlaması vs yedirdim ama düzelmedi. Hem korktum ya bir şey olursa diye, hemde eşimin bu of pufları ya hiç bitmezse ya iki hafta sonrada surat yapmaya devam ederse , gündüzleri ben onca saat yokken bu bebişe evde bir şey olursa ya bir ay sonra eşim ben artık yapamıyorum bırakalım derse buncağıza yuva bulunamazsa ben tüm bunları düşünmekten stresten ve sinirden kafayı yersem vs vs vs vs

Tüm bunları üstüste toplayınca bu kediyi veterine geri bırakmamız ve bizden daha iyi bakabilecek bir aile bulma şansını elinden almamız gerektiğine karar verdim. Kediciği eşim bıraktı ben böyle bir şey için fazla duygusalım. Zaten ondan sonraki 2 hafta boyunca her gün ağladım, hüngür hüngür. Sonra ya aile bulamadıysa ya veteriner sokağa bıraktıysa diye sorular aklımı kurcalamaya başladı, dayanamadım veterineri aradım ama şanslı yavrum bizden sonra hemen bir aile sahiplenmiş. İşte ancak o zaman ağlamayı bıraktım çünkü rahatladım sıcak bir evi var diye, umarım çok mutludur şimdi kerata ..


İşte bu olaydan sonra gel zaman git zaman içimdeki kedi sevgisi kaynamaya devam etti, işime çok yakın bir eve taşındık ve ben internetten kafamdaki pek çok soru işaretine cevaplar aradım, blog okudum , forum gezdim, animal planet izledim . Bence artık oldum :D. Eşim konuya hep mesafeli yaklaştı ve erteledi. Bende ona eve kedi yavrusu getirerek emrivaki yapmak istemedim, gönlü olmasını istedim yani azda olsa ;)

Sonunda bir anlaşma yaptık Ekim ayından bayram tatil sonrasında bir kedi sahiplenecektik. Ben bu süreçte kedi sevgimi içimde yaşayacağım ve kafasının etini yemeyeceğime söz verdim. Özellikle bayram tatili sonrası ekim ayını seçmemizin bir  diğer nedeni yaz ayları ve haliyle yaz tatilleri sezonunun açılması. Bu süreçte öncelikle tek kedi sahipleneceğimiz için daha bize yeni alışan bir bebeği pansiyona bırakmak yada saatlerce yollarda yıpratmak istemedik. Bana şimdi gel gidelim alalım dese ben alırım ama olaya mantık çerçevesinden yaklaşınca bu en doğrusu gibi gözüküyor. İşte 3 ayın sebebi budur sayın okur , yazı biraz uzun ve destansı oldu, sıktıysam affola :)

Aa bu arada kediciği geri verince GS bir daha şampiyon olmasın diye evrene tonla mesaj gönderdim , bu yıl nihayet tuttu !!

Sevgiler,





9 yorum:

  1. Merhaba, kedi bakımı köpeğe göre çok daha kolaydır ve daha az sorumluluk ister ancak kesinlikle sevgisiz olmaz. Sen çok seviyorsun belli ama eşinin sevmemesi ve istememesi büyük sorun olabilir. Belki zamanla alışır, kedi kendini sevdirir ama ya tersi olursa? Hiç sevmezse? İlk denemenizde de yaşandığı gibi kediye yazık olmaz mı? Yine de tabi ki son karar senin ve eşinin. Kedili hayat -seven insan için tabi ki- muhteşem bir şey. Umarım her şey yolunda gider. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. evet haklısınız bence de sevgi olmazsa olmaz yoksa huzursuz bir ev ortamında kedinin de psikolojisi eminim bozulur. Eşim aslında kedileri çok seviyor ama kendi tabiri ile "uzaktan". Benimde bir şansımın olabileceğini düşündüğüm nokta en azından seviyor olması :), vaktiyle haşmet isimli bir hamsterımız vardı hasta olduğu zaman 5 gün boyunca her gün gündüz saat 1 de veterinerde iğne olması gerekiyordu, araba eşimde olduğu için aksatmadan her gün avrupa yakasındaki işinden çıkıp anadolu yakasındaki evimize gidip iğne yaptırıp eve geri bırakıp tekrar işine dönüyordu ki normalde bana o kadar titizlenmez :).öleceği neredeyse kesin olan haşmet için elinden geleni yaptı. benim iyimserliğimde buradan kaynaklanıyor.

    iyi dilekleriniz için çok çok teşekkürler, asla kediye zarar gelmesine izin vermem bırakacaksak öncekinde olduğu gibi bir kaç gün içinde bırakır en azından yuva şansını elinden almamış oluruz ..Ama bu defa işlerin iyi gideceğine odaklanıyorum, teorik olarak hazır ve iş-ev mesafesi çok yakın olduğu için avantajlı gireceğim sınava, kendime son bir şans veriyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Merve mailleşmemizin ardından bloğuna bir göz atayım dedim :) Tekrar hayırlı olsun ♥ Bence eşin yüzde yüz kedi istemeden kedi almamalısın... Kediyi alıp geri vermek iyi bir şey hiç değil her ne kadar yuva bulmuş olsa da mutlu son olsa da illa ki sizden yani kısacık da olsa evi bildiği alıştığı yerden ayrıldığı için bir travma yaşamıştır... Bu riski almamak lazım diye düşünüyorum... Eşin ben kesin olarak artık bir kedi istiyorum demedikçe denemeler yapmamalı ve kedi almamalısın çünkü bunun hamileliği var insan çocuğu süreci var... Kedin olsa aradan birkaç yıl geçse alışsanız eşin de alışsa bile haspelkader gerçekten senin kadar onu sevip istemediği için en ufak sorunda o surat asmalar yine ortaya çıkabilir veya kedinin evdeki suyu ısınmaya başlayabilir. Bak ben şimdi hamileyim mesela kedinin kumunu eşim temizliyor örneğin.. Öyle bi durumda senin eşinin de aynı şeyi yapacağını düşünüyor musun? Veya kedin her an hastalanabilir ishal ne ki kusmalar vs öyle durumlarda eşin hijyeni dert edeceğine sana surat asacağına bence kedinin sağlığıyla alakalı endişelenmeli çözüm aramalı bulunan çözümlere ortak olmalıydı...Bu gibi durumlar her an yaşanabilir bir kedin olduğunda ve açıkça çok da basit durumlardır daha bunu tolere edemeyen biri daha ciddi durumları hiç kaldıramaz diye düşünüyorum... Kısacası kedili hayatta hem maddi hem de manevi birçok fedakarlıkta da bulunmanız gerektiği anlar olacak illa ki böyle şeyler karşınıza çıkacak, bunlar ancak gerçekten bir kediyi gönülden sevmek ve onu sanki kendi doğurduğun çocuk kadar hayatında istemekle alakalı ancak öyle katlanılabilen şeyler.. eşinin de işte bu kadar istemesi gerekiyor arada kalmaman için.. buna çok dikkat etmeni ancak bu isteği onda gördüğünde kedi almanı öneririm.. kedi alınca da umarım bir daha arada çıkan problemlerde geri vermeyi düşünmezsin bu öyle bir karar olmalı ne olursa olsun geri vermeyeceğim artık ölene dek benimle dediğin noktada bir kedi almalısın hayatına...

    YanıtlaSil
  4. merhaba, söylediğiniz noktaları inanın defalarca bende düşündüm, hala düşünüyorum. zaten bu bahsettiğim geri verme olayının üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçti yani ani olarak geldiğimiz bir süreç değil bu, yada bu sahiplenme konusuna deneme yapar gibi yaklaşmıyorum.O zamanda ömürlük bakmak üzere almıştım. Özellikle bir çocuğum olmadan bir kedi sahiplenmek istiyorum ki çocuğumu da kedi ile birlikte büyütebileyim. Bir kedi ile paylaşmayı, sevmeyi, kişisel hak ve özgürlüklere saygı duymayı erkenden öğrensin istiyorum.

    Yalnızca kediyi değil genel olarak hayvanları çok seviyorum. Malesef gençlik döneminde evde kedi köpek beslememe engel olan ailemdi. Bir süredir de eşim istekli olmadığı için bekliyorum. Bu arada kedi denemesinden önce ve sonra hamsterımızda oldu çünkü eşimin en sevdiği hayvan aslında hamster, en son ölen hamsterımız haşmeti hayata döndürmek için çok uğraştık ama olmadı aslında biyolojik olarakta vakti gelmişti birlikte gömüp birlikte ağladık arkasından. Keşke hamsterlarda kediler gibi 15 sene yaşayabilseler..Bu süreci beraber atlattığımız için biliyorumki aslında huysuz tavrının ardında daha kırılgan biri var.

    Şimdi geriye dönüp bakınca kedi konusunda fazla sabırsız davrandığımı farkediyorum, yani kendimden çok emin değilmişim bu sebeple eşimde gördüğüm olumsuzlukları kafamda büyüterek paniğe kapılmışım. Belki daha sabırlı olsaydım her şey daha farklı gelişebilirdi. Son durumda karşılıklı bir gün yemek yerken enine boyuna konuştuk. Bir kedi alırsak hayatımızda neler değişecek, eşimin istememe sebepleri neler,bunlara çözüm bulabilirmiyiz değerlendirdik. İşte baştada dediğim gibi kedileri seviyor fakat birlikte yaşamanın getireceği belirsizliklerden korktuğunu öğrendim mesela. Örneğin ya dikkatsiz bir anımıza gelirde camdan dışarıya atlarsa, ya gündüz biz evde yokken başına bir şey gelirse, ya yürürken yanlışlıkla üstüne basarsa, koltukta yatarken uyuya kalıp yanında yatan kediyi ezerse gibi detaylarına kadar konuştuk. Önceki aldığımız ufaklık enteresan bir şekilde eşimin peşinden ayrılmıyordu. O nereye o oraya, üzerine gidip yatmalar, aniden ayaklarının arasına atlamalar eşimde tedirgin oluyordu bu zıpırlıklardan. Tüm bu konuşmaların sonunda yaz sonu konuyu tekrar değerlendirmeye her şeyin tekrar üzerinden geçerek alacağımız kediyi bu defa beraber seçmeye karar verdik hatta belkide çılgın bebeklik dönemlerini yaşayan yavru bir kedi yerine yetişkinliğe adım atmış bir kediyi sahiplenmenin daha mantıklı olacağını konuştuk. Yani ikna kabiliyetimi kullanarak şuanda belli bir kıvama getirdim =) Ama tabiki sahiplenme aşamasında yan çizdiğini yada surat asma moduna girdiğini farkedersem bende konuyu ertelemekten yanayım çünkü önceki yaşadığım deneyimi bir daha bende yaşamak istemiyorum:/. Eminim kedinin de psikolojisi bozulmuştur ama benim daha çok bozuldu geri verdikten sonra. Üç yada dört gün birlikte olduk hala o kadar canlı ki kafamın içinde görüntüsü.

    Siz şanslısınız ki bu konulardan yana sanırım zorluk yaşamadınız, inanın hiç kolay değil beklemek ve sabretmek. Ama her şey bir yana insan çok istediği ve hayalini kurduğu şeyler için mücadele etmeli diye düşünüyorum. Tabi ki zorla güzellikten yana değilim ama ikna etmek ve kedi isteği aşılamak için görünmez bir çaba harcıyorum şimdilik başarılı gibi görünüyorum umarım bu başarı üç ay sonra yumurtaya kapıya dayandığında da devam eder.

    sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Yazını baştan sonra hiç sıkılmadan, bol keyifle okudum :) Tabiki senin için çok güzel bir süreç ama ben de yukarıdaki yorumlarla aynı endişeleri yaşadım ve eşinin uzun vadede ne kadar dayanabileceğinden emin olamadım. Sanki senin hatırına yapacak gibi algıladım ve hatırının da bir süre sonra bitebileceğini hissettim...

    Gerçekten kedi diğer hayvanlara göre evde bakması oldukça kolay bir hayvan ama dikkat etmek gereken öyle acayip noktalar oluyor ki... Hem güvenlik, hem sağlık bakımından... Güvenlik zaten olmazsa olmaz bir konu, eşin de senin kadar bu konularda dikkatli olmaktan, sürekli göz üzerinde tutmaktan sıkılmasın bir süre sonra? Hastalık konusuna gelince, hem maddi hem de manevi olarak zor bir şey... Sana o kadar söyleyeyim ki bizim büyük kedi Pisi, bir dönem sürekli ishal problemi yaşadı, evin duvarları bile pislenmişti ama biz duvara bakmadık bile. Silmeden önce hep Pisi ile ilgileniyorduk, bir gün bile ikimiz de söylenmedik. Velhasıl her anlamda büyük ve sürekli fedakarlıklar gerekiyor. Eşinin de bunlara hazır olduğundan, minişi canı kadar seveceğinden emin olmalısın.

    Umarım her şey gönlünüzce olur ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bahsettiğiniz endişeleri bende her an hissediyorum,düşünüyorum :(, bu yüzden bu konuda ne olursa olsun kedi alıcaz gibi net bir karar içinde değilim. Eğer eşimden bahsettiğiniz konularda destek görmeyeceğimi, onun da benim kadar sevmeyeceğini hissedersem zaten bu işi biraz daha erteleyebilirim. Ama konuşmamızdan sonraki dönemde şu zamana kadar her şey olumlu gidiyor.

      Eğer bir adam daha önce farketmeyip yürüyüp geçtiği kedileri, şimdi görüp kendi içinden gelerek beslemeye çalışıyorsa, bu benim gurur duyduğum bir başarımdır. Belki çok uyduruk bir başarı ama bir fayda sağlıyor işte en azından ucu aç miğdelere dokunuyor.

      Kabul ediyorum herkes hayvan sevmeyebilir, bir hayvanla evini paylaşmak istemeyebilir bu en doğal hakkı. Ama bu demek değildir ki fikri değiştirilemez.En iyi ihtimalle 16 yıllık bir çocuk evlat edineceğimizin farkındayım. Bu sebeple bu sefer çok planlı ve dikkatli hareket ediyorum. Bu işi hatır gönül için de yapmasını istemiyorum bu sebeple tüm hazırlıklar tamamlanmış kediyi almaya gittiğimizde dahi nasıl yaklaştığına nasıl bakışlar attığına içine sinip sinmediğine dikkat edeceğim ve kendimi gerekirse durduracağım çünkü bir kere ağzım yandı.

      Gelişmeleri de buradan samimiyetle paylaşmaya devam edeceğim. Sizlerin görüşleri fikirleri her zaman kulağıma küpe olacak. Pisinizle , Çakılınızla bol sağlıklı, musmutlu günler dilerim. Benim için kocaman öpün onları.

      Sil
  6. Eşlerde hep aynı sorunlar yaşanıyor. Benimde eşim evde bir hayvan hiç alışkın değildi. Benimle birlikte hayvanlara dokunmayı öğrendi. Tarçınla başlayan maceramız 7 kedimizle devam ediyor. Oda çok titiz falandır, ama kediler sevgileri ile bunları bile kişiye bunu aşabiliyorlar. Eşinin zamanla alışmasını diliyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle örnekler duyunca içim ferahlıyor, 7 kediniz var maşallah size :) . Aslında benim istediğimde minimum iki kedi sahiplenmek ama öncelikle alışma sorununu aşalım gerisi kendiliğinden gelir diye düşünüyorum ;) Bu defa olumlu olacağını hissediyorum eminim benden çok sevecek kediyi bir süre sonra canciğer olacaklar ama mesele o süreyi atlatmakta.

      Sil

Popüler Yayınlar

Sayfalar