14 Mart 2015 Cumartesi
7 Mart 2015 Cumartesi
1 Mart 2015 Pazar
Takke düştü kel göründü
Dün bahsettiğim lokal kellik mevzusu canımızı sıkınca bugün hemen soluğu veterinerde aldık. Uslu oğlum veterinere giderken yine kendi kendine girdi kutusuna tıpış tıpış gittik. Veterinerimiz baktı ancak tam bir teşhis koymadı. Mantar olup olmadığını bir makine ile kontrol etti. Eğer olsaymış o makinenin merceğinde yeşil yeşil gözükmesi gerekiyormuş ancak hiç bir şey çıkmadı.
Enjeksiyon izi olmadığını oradan enjeksiyon yapılmadığını söyledi. Sanki biri tutup çekmiş gibi dedi. Yada kabuklu bir yarası vardı, kabuk düşmüş gibi şuanda hiç bir iltihap veya enfeksiyona ilişkin bir iz yok dedi. Bu sebeple tedavi olarak bir sarımsağı ikiye bölmemi ve tüysüz yere iyice bastırarak sürmemi söyledi :)) türk usulu saç çıkarma yapıcaz :)). Onun dışında tüylerin çıkıp çıkmadığını kontrol edeceğiz. En azından mantar değil orası kesin.
Bizde son haberler böyle ...
Enjeksiyon izi olmadığını oradan enjeksiyon yapılmadığını söyledi. Sanki biri tutup çekmiş gibi dedi. Yada kabuklu bir yarası vardı, kabuk düşmüş gibi şuanda hiç bir iltihap veya enfeksiyona ilişkin bir iz yok dedi. Bu sebeple tedavi olarak bir sarımsağı ikiye bölmemi ve tüysüz yere iyice bastırarak sürmemi söyledi :)) türk usulu saç çıkarma yapıcaz :)). Onun dışında tüylerin çıkıp çıkmadığını kontrol edeceğiz. En azından mantar değil orası kesin.
Bizde son haberler böyle ...
28 Şubat 2015 Cumartesi
Özel Hayat Kalmadı, Artık Hiçbir Yer Güvenli Değil !!
Kısırlaştırma ameliyatı derken Miskin'in son zamanda kaydettiği en önemli gelişmelerden birini not düşmeyi unuttum. Bizim deli Miskin artık kapıları açıyor canı istediği gibi. Hadi canım sende mi diyorsunuz. Aşağıda her iki açıdan da çektiğim videoları paylaşıyorum, nasıl açtığını gözlerinizle görün diye :)) Üstelik biz hiç bir şey öğretmedikte kendi kendine gözlemleyerek öğrendi cingöz.
Şimdi artık geceleri yatak odasının kapısının önünde bir iki miyavlayıp sonra kapıyı açarak dalıyor =) Ancak kilitleyerek durdurabiliyoruz. Korkarım yarın bir gün kilitleri de açmayacağının garantisi yok!! Kedilerin inanılmaz bir gözlem ve taklit yetenekleri var. Bu sebeple ben biraz maymunlara benzetiyorum açıkçası. Bizi kapı açarken izleyip izleyip sonunda uygulamaya koydu cingözüm benim. Sizin cingözlerde açıyor mu yoksa kapıları böyle :)
Şimdi artık geceleri yatak odasının kapısının önünde bir iki miyavlayıp sonra kapıyı açarak dalıyor =) Ancak kilitleyerek durdurabiliyoruz. Korkarım yarın bir gün kilitleri de açmayacağının garantisi yok!! Kedilerin inanılmaz bir gözlem ve taklit yetenekleri var. Bu sebeple ben biraz maymunlara benzetiyorum açıkçası. Bizi kapı açarken izleyip izleyip sonunda uygulamaya koydu cingözüm benim. Sizin cingözlerde açıyor mu yoksa kapıları böyle :)
Kısırlaştırma Ameliyatından Sonra ve Lokal Kellik
Merhabaaa,
Dün ameliyatı ve sonraki süreci sorunsuz atlattık. Bir önceki postumda anlattığım üzere Miskinciğe gece 9:00'dan sonra yemek ve su vermedik. Sabah 09:30'da Veterinerimize teslim ettik. 11:00 gibi ameliyata aldılar. Sonrasında saat 13:00 civarı aradığımda ameliyattan çıkmış henüz uyanmamıştı.
İşten çıkar çıkmaz saat 18:30 gibi veterinerin önündeydim. Miskincik kafeslerden birinde altında pet yatıyordu. Hemen taşıma kabına yerleştirdiler. Birde fena halde çiş kokuyordu. Hemen bir taksiye atlayıp evimize geldik. Veterinerimiz 20:00'ye kadar kafesten çıkarmamamı, 23:00'e kadarda yemek-su vermememi söyledi. Dışarı çıkarmayışımızın nedeni henüz tam ayılamadığı için düşüp kendine zarar verme ihtimaliydi. Nitekim saat geldikten sonra çıkarmış olmama rağmen koltuğa atlamak istediğinde ön ayakları attı ancak birden başı döner gibi olup arka üstü ben tutmasam düşecekti ve kafasını sehpaya vuracaktı. Bu yüzden aman dikkat çıkarsanızda gözünüz üstünde olsun.
Akşam yine saati gelince yemeğini verdik. Kusma gibi bir durumla karşılaşmadık. Tuvaletini de yine tuvaletine yapmaya devam ediyor. İlk başta dediğim gibi feci şekilde çiş kokuyordu. Hemen ıslak mendillerle ameliyat olduğu yer hariç bir kaç tur temizledim. Şu anda kokusu kalmadı. Kendide zaten sürekli yalayarak her yerini temizliyor.
Bu arada dehşet bir tüy dökülmesi yaşadık. O kadar çok tüyü döküldüki anlatamam. Ameliyattan kaynaklı strese bağlıyorumdum ben açıkçası ama bir kaç saat önce farkettiğim boynunun üst kısmındaki lokal kellik çok canımı sıktı. Hemen veterineri aradım ve fotoğraflarını gönderdim. Henüz yanıt vermedi ama yarın götürüp sıcağı sıcağına muayene ettireceğiz. Umarım mantar değildir.
İnternette yaptığım ön araştırmada çoğunlukla mantardan bu tarz kelliklerinden olduğunu okudum. Diğer olasılıklar ise mamanın yaptığı alerji, iç parazit veya aşı yeri izi. Aşağıyada fotoğraflarını ekliyorum. Kıpır kıpır olduğu için şöyle bir net çekemedim ama anlaşılıyor. Kellikler beyaz renkli , dokuda herhangi bir bozulma yok. Acaba yine stresten etkilenmiş olabilir mi diye düşünüyorum. Bakalım veterinerin teşhisi ne olacak.
Mantar çok illet bir şey ve vücudunun diğer bölgelerini de yayılması olası. Dahası bize de bulaşabilir ve bizden tekrar ona bulaşabilir. Bu sebeple çok acil önlem almak lazım.
Şans dileyin bize yarın için...
Dün ameliyatı ve sonraki süreci sorunsuz atlattık. Bir önceki postumda anlattığım üzere Miskinciğe gece 9:00'dan sonra yemek ve su vermedik. Sabah 09:30'da Veterinerimize teslim ettik. 11:00 gibi ameliyata aldılar. Sonrasında saat 13:00 civarı aradığımda ameliyattan çıkmış henüz uyanmamıştı.
İşten çıkar çıkmaz saat 18:30 gibi veterinerin önündeydim. Miskincik kafeslerden birinde altında pet yatıyordu. Hemen taşıma kabına yerleştirdiler. Birde fena halde çiş kokuyordu. Hemen bir taksiye atlayıp evimize geldik. Veterinerimiz 20:00'ye kadar kafesten çıkarmamamı, 23:00'e kadarda yemek-su vermememi söyledi. Dışarı çıkarmayışımızın nedeni henüz tam ayılamadığı için düşüp kendine zarar verme ihtimaliydi. Nitekim saat geldikten sonra çıkarmış olmama rağmen koltuğa atlamak istediğinde ön ayakları attı ancak birden başı döner gibi olup arka üstü ben tutmasam düşecekti ve kafasını sehpaya vuracaktı. Bu yüzden aman dikkat çıkarsanızda gözünüz üstünde olsun.
Akşam yine saati gelince yemeğini verdik. Kusma gibi bir durumla karşılaşmadık. Tuvaletini de yine tuvaletine yapmaya devam ediyor. İlk başta dediğim gibi feci şekilde çiş kokuyordu. Hemen ıslak mendillerle ameliyat olduğu yer hariç bir kaç tur temizledim. Şu anda kokusu kalmadı. Kendide zaten sürekli yalayarak her yerini temizliyor.
Bu arada dehşet bir tüy dökülmesi yaşadık. O kadar çok tüyü döküldüki anlatamam. Ameliyattan kaynaklı strese bağlıyorumdum ben açıkçası ama bir kaç saat önce farkettiğim boynunun üst kısmındaki lokal kellik çok canımı sıktı. Hemen veterineri aradım ve fotoğraflarını gönderdim. Henüz yanıt vermedi ama yarın götürüp sıcağı sıcağına muayene ettireceğiz. Umarım mantar değildir.
İnternette yaptığım ön araştırmada çoğunlukla mantardan bu tarz kelliklerinden olduğunu okudum. Diğer olasılıklar ise mamanın yaptığı alerji, iç parazit veya aşı yeri izi. Aşağıyada fotoğraflarını ekliyorum. Kıpır kıpır olduğu için şöyle bir net çekemedim ama anlaşılıyor. Kellikler beyaz renkli , dokuda herhangi bir bozulma yok. Acaba yine stresten etkilenmiş olabilir mi diye düşünüyorum. Bakalım veterinerin teşhisi ne olacak.
Mantar çok illet bir şey ve vücudunun diğer bölgelerini de yayılması olası. Dahası bize de bulaşabilir ve bizden tekrar ona bulaşabilir. Bu sebeple çok acil önlem almak lazım.
Şans dileyin bize yarın için...
26 Şubat 2015 Perşembe
Kısırlaştırma Ameliyatı Öncesi
Merhaba,
Yarın bizim için büyük gün. Miskin kısırlaştırma ameliyatı olacak. Çok karışık duygular içerisindeyim şu anda, ameliyat esnasında bir şeyler ters gider diye öyle çok korkuyorumki. Ameliyatın kendisinden çok şu narkoz olayı beni ürkütüyor. Keşke bu kedişlere de lokal anestezi yapabilirselerdi.
Miskin bu günlerde 8. ayına girmiş oldu, yani kısırlaştırma açısındanda uygun yaşı bulmuş olduk. Tabi bu konuda hem pek çok kedi sahibinin hem de doktorun fikri farklı ama ben kendimce Miskin için zamanın geldiğini düşünüyorum hatta belki 3 hafta önce olabilirdi ama gerek iş yoğunluğu gerekse özel mazeretlerden ameliyatı ertelemiştik.
Güzel oğlum benim..Şu son 5 ayda hayatımıza giren en özel ve en önemli şey oluverdi. Evimizin neşesi, eğlencesi odak noktası oldu. Defalarca gülme krizlerine sokuyor bizi...Babasıda onu çok seviyor, hiç kıyamıyor ona, bazen üşenip suyunu çeşmeden doldurunca neden damacanadan su koymuyorsun diye bana kızıyor.
İsmi Miskin ama kendisi hiç Miskin değil. Daha çok "Tarzan" ismi yakışabilirmiş mesela, yada "Zıpır", "Kıpır", "Azman" kesinlikle yanlış isim seçmişim.
Şimdi bu canımın köşesini saat 09:00'dan sonra beslememek gerekiyormuş. Gel de dayan sabaha kadar aç bakan umutlu gözlere. 12 saat midesi boş kalmalıymış ki narkoz aldığında sorun olmasın. Napalım ne yapıyorsak iyiliğine olsun diye yapıyoruz.
Yarın kendi ellerimle bırakacağım oğlumu veterinere, son bir kez öpeceğim...
Güzel haberler ile dönmek istiyorum buraya döneceğimde biliyorum...
Sevgiler,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
yeniden merhaba , kedi mamaları ile ilgili ayrıca detaylı yazılar hazırlayacağım fakat ondan önce arada aklıma gelen soruları ve interne...
-
Merhaba, Bugün hastalığı keşfedeli üç gün oluyor. Aslında içimden yazmak gelmiyor artık ama aynı durumda olabilecek bizim gibi umutsuzca ç...
-
Merhaba, Henüz bloğu yeni açtığımda bahsettiğim üzere kedimizi bayramdan sonra almayı planlıyoruz. Artık Eylül ayına girmiş bulunduğumuz i...
-
Hastalığı ilk öğrendiğimden beri aklımdan geçen cümlelerden biri bu olmuştu. Sen daha miniciksin 9 aylıksın yaşını bile doldurmadın ki M...