Off dün çok kötüydü, neredeyse bütün gece ayaktaydım.
Miskin bu sefer hiç uyumama izin vermedi. Ben yatarken başladı miyavlamaya. Saat 3 buçuk civarında eşim uyandı. Bir bak çok miyavlıyor dedi mecbur kalktım.
Yastığı yorganı alıp salonda yatayım dedim ama enerji bombası gibi ordan oraya koşturdu azgın, içeri gidip miyavlamaya devam etti. En sonunda da üstüme saldırmaya ve ısırmaya başladı.
Bu arada sürekli kumuna gidip eşeleniyordu. Sanki takıntı yapmış gibi kazıyor, kazıyor ... uyku mahmuru kabızmı acaba diye düşündüm. Çünkü kumuna 5 dakikada bir gidiyor 30 sn eşip geri çıkıyordu. Tuvaletini yapamıyor diye düşündüm. Sığ bir fincan tabağına birazcık zeytin yağı döküp yalamasını sağladım. Sonra o sinir bozukluğu ile yatağıma geri döndüm. Sanırım 4 civarıydı. Sonra bir süre daha içeriden sesi geldi ama umursayamadım yorgunluktan sızdım.
Sabah her zamankinin aksine hiç sesi gelmiyordu. Hatta alarmım çaldı ondan sonra bile sesini duymadım. Koridora çıkınca ancak başını uzattı, gözler kısık ve mahmur bir şekilde. Ya gerçekten biraz kabızlık çekiyordu zeytinyağı rahatlattı, yada o kadar süre uyanık durmaktan oda yoruldu ve sızdı.
Veterineri aradım ve durumu anlattım. O daha çok kızgınlıktan olabileceğini söyledi. Kumu kazmasıda koku bıraktığı için olabilirmiş. Bu hafta sonu muayene için götürücez bakalım. Ben daha çok miyavlamasından ötürü dert yandım ama kabızlık için bir ilaç verdi. Almayı düşünmüyorum açıkçası zeytinyağı gibi doğal çözücü varken ne diye ilaç alayımki bana mantıklı gelmedi. Ben kendimde kabız olsam kayısı yerim, zeytinyağı içerim önce doğal yollardan çözmeye çalışırım. Zaten kabızmı ondan da emin değilimki...
Sağolsun yorumları ile bana yardımcı olmaya çalışan "beyaz gölge" şu yazımın altına yaptığı yorumda kendi kedisi için kullandığı Dr Clauders Relax and Fit isimli bir macundan bahsetmişti. Can havli ile araştırıp Hepsi Burada'dan sipariş ettim. Aslında yakındaki bir petshopu arayarak bugün almak istedim ama 45 TL gibi bir fiyat söylediler. Hepsi Burada'da 30 TL 'ydi. Boşuna fazla para vereceğime 1 gün daha bekleyeyim internetten alayım dedim. Gelsin de bir deneyelim bakalım. İşlerimin yoğunluğu sebebi ile en erken 2 hafta sonra ameliyatını yapabiliriz. En azından bu iki haftayı daha kolay geçirmemizi sağlarsa ne ala...
Az önce de oyalanması için aluminyum folyoyu iyice sıkarak top yaptım. Aslında yutma ihtimali olabileceği için daha önce yapmak istememiştim ancak iyice sıkıp sertleştirdim. Parçalayabileceğini sanmıyorum. On dakikadır güzel güzel oynuyor. Evde aldığım başka toplarda var ama onların yüzüne bakmıyor artık sıkıldı.
Bu arada ben eve geldikten sonra Miskin tuvalete girdi. Yine psikopat gibi kazdı kazdı, bende bir kontrol edeyim diye o çıktıktan sonra kutuyu açtım. Böyle bir koku olamaz, resmen miğdem bulandı. Daha önce de benzer koku duymuştum ama bu seferki öğürttü desem yeri. Galiba koku bırakma olayına girdi ve çok şükür şimdilik bu durum kendi tuvaleti ile sınırlı. Yani kaka kokusuda olabilir sonuçta pis bir koku ama bu seferki gerçekten leş =D Hemen tuvaletini temizledim ve evi havalandırdım şu an içerisinin kokusu normale döndü.
Bu cumartesiyi iple çekiyorum bakalım muayeneden ne çıkacak...
4 Şubat 2015 Çarşamba
3 Şubat 2015 Salı
Kedim Misafirlere Saldırıyor Diyorsanız
Bu yazıyı mutlaka okuyun, belki bir faydası olur.
Geçen hafta sonu çok sevdiğimiz arkadaşlarımız bize yatılı misafirliğe geldiler. Miskintoş kısa süreli misafirlikleri bir iki kez tecrübe etmişti ama daha önce kimse bu kadar uzun kalmamıştı bizde. İlk eve geldiklerinde her şey güzeldi. Tabi doğal olarak ilk anda miskin biraz ürktü ama hemen koklamaya geldi sürtünmeye başladı. Alışsın diye arkadaşımın elinden ödül mama yedirdik. İlk gece gayet güzeldi. Ertesi gün gündüz saatleri zaten evde değildik alışverişe çıkmıştık. Akşam yemeğimizi yedik salonda oturuyoruz. Miskin durup durup kız arkadaşımızın üzerine aniden zıplamak süreti ile ufak çaplı gerilla saldırılar düzenlemeye başladı. Saldırılar arttıkça bizde endişelendik. Bazen saldırmıyor sevdirmeye diye geliyor sakince kucağına yatıp bacağına kafasını koyar gibi yaparak, geçiriyor dişlerini kızın bacağına.
Aşağıdaki fotoğraf tam saldırı anına ait. Aslında niyetim huzurlu bir fotoğraf çekmekti ama benim çek tuşuna bastığım o bir saniye için de çok şey değişmiş. Kucağa yatan miskin kucağı yiyen Miskin'e dönüşmüş, bu fotoğrafta adeta kanıtı olmuş. Tabi o an acil müdahele edince fotoğrafı çektiğimi bile farketmemişim olaydan bir gün sonra tesadüfen gördüm ve çok güldüm itiraf ediyorum =D.

Tabi saldırılar tehlikeli olmaya başlayınca bende su fısfısını arkadaşıma verdim, en azından miskin fısfısı elinde görürse saldırmaktan vazgeçer diye düşündüm. Ama vazgeçmedi.. En ufak dikkatsizliği fırsata çevirmeye başladı. Bende biraz yorulsun ve kafası dağılsın diye bu defa onunla oyun oynamaya başladım. Arkadaşımda bizi telefonun kamerası ile çekmeye başladı. Ne olduysa o yaklaşınca oldu. Miskin adeta çıldırdı. Kabara kabara üç kat oldu başladı üstümüze yürümeye. Kızcağızı bir kaşık suda boğacak engel olmasak :)) Tuvalete gidiyor mesela hemen bizimkide arkasından kabara kabara gidip tuvaletin kapısında kabarık bir şekilde bekliyor. Çıkta senin bir boy ölçünü alayım gibilerinden.;)) Öyle bir kızmış ki zaman geçsede unutmuyor ...
Bu böyle olmaz tabi, acil bir çözüm bulmak lazım ama ne. Jacksonı düşünmeye başladım, önerileri hatırlamaya çalıştım, ve kafama en çok yatan görmezden gelme oldu. O gece bu olaylardan sonra yattık. Yatmadan önce özellikle arkadaşıma miskini artık görmezden gelmesini göz teması kurmamasını o yokmuş gibi davranmasını söyledim. Spreyi ortadan kaldırdık stres sebeplerinden biri olabileceğini düşündük. Birde arkadaşım bizim salondaki L koltuğun ortasına oturuyordu saldırılar olduğunda ikili olan daha ufak koltuğa geçmesini söyledim. Çünkü miskin genelde L koltuğun üzerine daha çok çıkar.
Ertesi gün sabah gayet iyiydi. Görmezden gelmek gerçekten işe yaradı. Aynı günün gecesi de hiç bir şekilde saldırı olmadı. Sanki dünkü kedi başka bir kedi, bugünki kedi başka ...sonradan düşününce arkadaşımın miskine olan ilgisinin miskin tarafından yanlış anlaşıldığını düşündüm. Yani kızcağız onu sevgiden takip edip bakarken ve ilgi gösterirken belki de o onu tehdit olarak algılıyordu. Bir kaynakta kedilerin avcı psikolojisinde oldukları kadar aynı zamanda av olduklarını bu sebeple adeta bu konuda havadan nem kaptıklarını okumuştum. Bizimki de demekki avlanıcam diye korktu ve saldırganlaştı diye düşünüyorum.
Neyseki biz bu seferlik problemi çözdük ve sınavdan geçer not aldık :)
Bu şapşirik hafif psikopat miskini çok seviyorum ben ya ...
Geçen hafta sonu çok sevdiğimiz arkadaşlarımız bize yatılı misafirliğe geldiler. Miskintoş kısa süreli misafirlikleri bir iki kez tecrübe etmişti ama daha önce kimse bu kadar uzun kalmamıştı bizde. İlk eve geldiklerinde her şey güzeldi. Tabi doğal olarak ilk anda miskin biraz ürktü ama hemen koklamaya geldi sürtünmeye başladı. Alışsın diye arkadaşımın elinden ödül mama yedirdik. İlk gece gayet güzeldi. Ertesi gün gündüz saatleri zaten evde değildik alışverişe çıkmıştık. Akşam yemeğimizi yedik salonda oturuyoruz. Miskin durup durup kız arkadaşımızın üzerine aniden zıplamak süreti ile ufak çaplı gerilla saldırılar düzenlemeye başladı. Saldırılar arttıkça bizde endişelendik. Bazen saldırmıyor sevdirmeye diye geliyor sakince kucağına yatıp bacağına kafasını koyar gibi yaparak, geçiriyor dişlerini kızın bacağına.
Aşağıdaki fotoğraf tam saldırı anına ait. Aslında niyetim huzurlu bir fotoğraf çekmekti ama benim çek tuşuna bastığım o bir saniye için de çok şey değişmiş. Kucağa yatan miskin kucağı yiyen Miskin'e dönüşmüş, bu fotoğrafta adeta kanıtı olmuş. Tabi o an acil müdahele edince fotoğrafı çektiğimi bile farketmemişim olaydan bir gün sonra tesadüfen gördüm ve çok güldüm itiraf ediyorum =D.
Tabi saldırılar tehlikeli olmaya başlayınca bende su fısfısını arkadaşıma verdim, en azından miskin fısfısı elinde görürse saldırmaktan vazgeçer diye düşündüm. Ama vazgeçmedi.. En ufak dikkatsizliği fırsata çevirmeye başladı. Bende biraz yorulsun ve kafası dağılsın diye bu defa onunla oyun oynamaya başladım. Arkadaşımda bizi telefonun kamerası ile çekmeye başladı. Ne olduysa o yaklaşınca oldu. Miskin adeta çıldırdı. Kabara kabara üç kat oldu başladı üstümüze yürümeye. Kızcağızı bir kaşık suda boğacak engel olmasak :)) Tuvalete gidiyor mesela hemen bizimkide arkasından kabara kabara gidip tuvaletin kapısında kabarık bir şekilde bekliyor. Çıkta senin bir boy ölçünü alayım gibilerinden.;)) Öyle bir kızmış ki zaman geçsede unutmuyor ...
Bu böyle olmaz tabi, acil bir çözüm bulmak lazım ama ne. Jacksonı düşünmeye başladım, önerileri hatırlamaya çalıştım, ve kafama en çok yatan görmezden gelme oldu. O gece bu olaylardan sonra yattık. Yatmadan önce özellikle arkadaşıma miskini artık görmezden gelmesini göz teması kurmamasını o yokmuş gibi davranmasını söyledim. Spreyi ortadan kaldırdık stres sebeplerinden biri olabileceğini düşündük. Birde arkadaşım bizim salondaki L koltuğun ortasına oturuyordu saldırılar olduğunda ikili olan daha ufak koltuğa geçmesini söyledim. Çünkü miskin genelde L koltuğun üzerine daha çok çıkar.
Ertesi gün sabah gayet iyiydi. Görmezden gelmek gerçekten işe yaradı. Aynı günün gecesi de hiç bir şekilde saldırı olmadı. Sanki dünkü kedi başka bir kedi, bugünki kedi başka ...sonradan düşününce arkadaşımın miskine olan ilgisinin miskin tarafından yanlış anlaşıldığını düşündüm. Yani kızcağız onu sevgiden takip edip bakarken ve ilgi gösterirken belki de o onu tehdit olarak algılıyordu. Bir kaynakta kedilerin avcı psikolojisinde oldukları kadar aynı zamanda av olduklarını bu sebeple adeta bu konuda havadan nem kaptıklarını okumuştum. Bizimki de demekki avlanıcam diye korktu ve saldırganlaştı diye düşünüyorum.
Neyseki biz bu seferlik problemi çözdük ve sınavdan geçer not aldık :)
Bu şapşirik hafif psikopat miskini çok seviyorum ben ya ...
29 Ocak 2015 Perşembe
28 Ocak 2015 Çarşamba
Bu kedi susmuyor arkadaş!
Artık bilmem kaçıncı günü yazmaya üşendim çünkü hiç bir değişiklik yok. Tek değişiklik tonlamada Miyv, miiiyv, meeew, meöööööww, mööööğğw...Assolistimiz bazen gece 3'te bazende sabaha karşı 5,5 veya 6 'da başlıyor konsere. Tınlamıyoruz kapıyı açmıyoruz ama nafile. Şimdi artık gündüzleri de iki dakika ilgilenmeyeyim koridora gidip başlıyor söylenmeye ki emin olun her gün rahat 1 saatimi tamamen onunla oynayarak geçiriyorumdur. Çünkü uyutmamaya çalışıyorum yormak için. Yorulsun ki derin uykulara dalsın. Ama yook..
En son artık kızgınlığa girmiş olabileceğini düşündüm ve veteriner ile konuştum. 1 Mart'ta olan randevumuzu daha erkene almaya karar verdik.Eğer aksilik olmazsa bu cumartesi genel muayenesi yapılacak. Ameliyat için hazırsa bir sonraki haftada yaptıracağız, Yani 6.5-7 aylık olduğu dönemde kısırlaştırmış olacağız.
Bizim kedinin kilosu artık 4.5 kg 'yi geçiyor. Bu sebeple de biraz kızgınlığa erken girmiş olabileceğini düşünüyorum. İnternetten yaptığım araştırmada kilonun kızgınlık zamanını etkilediği yönünde bilgi kırıntıları görmüştüm. Çünkü bu kadar büyüme erken gelişmiş olduğunu gösteriyor. Bizimki şu anda erişkin boyutuna ulaştı.
Bu arada aç şu yatak odasının kapısını gitsin sende rahat et oda rahat etsin diyebilirsiniz. Onu da denedik ama o odadayken uyumamız neredeyse imkansız. Sürekli kafamızda tepinip durdu.Birde tabi yorganın içine girip çıkıyor yastıklara poposunu sürüyor. Yani seviyoruz, suratını öpüyorum, tüyünün zararlı olmadığını da biliyorum ama o kadar da içli dışlı olmak istemiyorum.Yani yastığa kafamı koyduğumda burnuma ağzıma tüyler girince hoş olmuyor işte..
Şu anda teneke kutunun içine bozuk paraları yerleştirdim. Bir de bu yöntemi deneyeceğim bakalım.
Miyavladığı zaman kutuyu sallayıp, gürültü çıkarıp korkutucam.Tabi benim salladığımı görmemesi gerekiyormuş yoksa işe yaramazmış.
Deneyip göreceğiz :)
Bu arada bu problemleri sizlerle paylaşıyorum ama Miskintoşumu aldık diye hiç pişman değilim, çok çok çok seviyorum kafasını sıkmak , mıncırma, mıncırmak istiorum.
Bu paylaşımlarımın sebebi benim gibi problem yaşayan olursa en azından benim geçtiğim yollara bakarak kafasında bir şeyler oluşur, problemini çözmek için cevap bulabilir yada birileri benim problemime çare olur diye umuyorum. Oğlum artık ailemizin bireyi, doğal sebeplerden birbirimizden ayrılmadıkça beraber olacağız ve biz bu problemi de çözeceğiz bir şekilde ona eminim =))
En son artık kızgınlığa girmiş olabileceğini düşündüm ve veteriner ile konuştum. 1 Mart'ta olan randevumuzu daha erkene almaya karar verdik.Eğer aksilik olmazsa bu cumartesi genel muayenesi yapılacak. Ameliyat için hazırsa bir sonraki haftada yaptıracağız, Yani 6.5-7 aylık olduğu dönemde kısırlaştırmış olacağız.
Bizim kedinin kilosu artık 4.5 kg 'yi geçiyor. Bu sebeple de biraz kızgınlığa erken girmiş olabileceğini düşünüyorum. İnternetten yaptığım araştırmada kilonun kızgınlık zamanını etkilediği yönünde bilgi kırıntıları görmüştüm. Çünkü bu kadar büyüme erken gelişmiş olduğunu gösteriyor. Bizimki şu anda erişkin boyutuna ulaştı.
Bu arada aç şu yatak odasının kapısını gitsin sende rahat et oda rahat etsin diyebilirsiniz. Onu da denedik ama o odadayken uyumamız neredeyse imkansız. Sürekli kafamızda tepinip durdu.Birde tabi yorganın içine girip çıkıyor yastıklara poposunu sürüyor. Yani seviyoruz, suratını öpüyorum, tüyünün zararlı olmadığını da biliyorum ama o kadar da içli dışlı olmak istemiyorum.Yani yastığa kafamı koyduğumda burnuma ağzıma tüyler girince hoş olmuyor işte..
Şu anda teneke kutunun içine bozuk paraları yerleştirdim. Bir de bu yöntemi deneyeceğim bakalım.
Miyavladığı zaman kutuyu sallayıp, gürültü çıkarıp korkutucam.Tabi benim salladığımı görmemesi gerekiyormuş yoksa işe yaramazmış.
Deneyip göreceğiz :)
Bu arada bu problemleri sizlerle paylaşıyorum ama Miskintoşumu aldık diye hiç pişman değilim, çok çok çok seviyorum kafasını sıkmak , mıncırma, mıncırmak istiorum.
Bu paylaşımlarımın sebebi benim gibi problem yaşayan olursa en azından benim geçtiğim yollara bakarak kafasında bir şeyler oluşur, problemini çözmek için cevap bulabilir yada birileri benim problemime çare olur diye umuyorum. Oğlum artık ailemizin bireyi, doğal sebeplerden birbirimizden ayrılmadıkça beraber olacağız ve biz bu problemi de çözeceğiz bir şekilde ona eminim =))
22 Ocak 2015 Perşembe
20 Ocak 2015 Salı
Cats Pearls Kedi Kumu
En son blogda yorumladığım kum Sanicat Oxygen'di yanlış hatırlamıyorsam. Ondan sonra biraz da diğer kumları deneyelim iyi mi kötü mü kendimiz karar verelim dedim.Uygun fiyatı ve hakkındaki olumlu yorumlar sebebi ile CatsPearls marka kum almaya karar verdim.
Sanicat' ten sonra bana oldukça tozlu geldi. Yani %99 tozsuz diyor ama ilk kullanmaya başladığımız gün tıkanır gibi oldum ki kumu dökeli 2-3 saati geçmişti. ama o kum taneleri havada asılı kalarak ciğerlerimize hücum etmeye devam ediyorlar malesef. Hele de bizim gibi sizin evdede kum kabı salondaysa bu durum kaçınılmaz. Onun dışında Sanicat'e göre daha çabuk koku yapmaya başladı diyebilirim. Henüz iki hafta oldu ama kum çok kötü kokmaya başladı.
Bir de malesef kutunun dışına çok fazla taşıyor. Neredeyse her gün salonun yerlerine süpürge tutmak zorunda kaldım. Patilerinin altına feci şekilde yapışıyor. Bu sebeple ben çok sevemedim Cat's Pearls'ü kendi adıma çok tavsiye edemeyeceğim. Ama tabi şunu söylemek lazım topaklanması Sanicat'e göre daha iyiydi. Ama işte topaklanması iyi olunca sanırım taneler küçülüyor. Kum taneleri küçüldükçe toz artıyor. Yani bu ikisinin arası bulunabilir mi bilmiyorum.
En son merakıma yenilerek Everclean kedi kumu kaldım. Onu da denedikten sonra listemde Mırmır ve Alice var. Bakalım aradığım özellikte bir kum bulabilecekmiyim...
Sanicat Oxygen Power yazısı için tık
19 Ocak 2015 Pazartesi
Kediler Eğitilir mi? : 5. Gün
Bugün sabah hiç fena değildi. Yine saat 6:30 civarı 3-5 miyaklama yapıp sustu. Sonra benim alarmım çalana kadar sessizdi. Saat 07:45 alarmı duyunca tabi başladı miyaklamalar, buna da şükür ..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
yeniden merhaba , kedi mamaları ile ilgili ayrıca detaylı yazılar hazırlayacağım fakat ondan önce arada aklıma gelen soruları ve interne...
-
Merhaba, Bugün hastalığı keşfedeli üç gün oluyor. Aslında içimden yazmak gelmiyor artık ama aynı durumda olabilecek bizim gibi umutsuzca ç...
-
Merhaba, Henüz bloğu yeni açtığımda bahsettiğim üzere kedimizi bayramdan sonra almayı planlıyoruz. Artık Eylül ayına girmiş bulunduğumuz i...
-
Hastalığı ilk öğrendiğimden beri aklımdan geçen cümlelerden biri bu olmuştu. Sen daha miniciksin 9 aylıksın yaşını bile doldurmadın ki M...
