DENEDİĞİM ÜRÜNLER

fındıklı kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fındıklı kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2017 Pazar

Bir pazarın daha sonuna geldik, biraz kahve muhabbeti


Eveet bir pazar gününün, tembelliğin ve popo büyütmenin sonuna geldik. Bu hafta sonu yapılacak bir sürü iş çıkarmıştım kendime ama hiç birini yapamadım. Üzerimdeki şu ağırlığı ne zaman atabilicem acaba bilmiyorum !

Yarın Betişko'nun doğum günü, 1 yaşına basıyor!!20 Şubat 2016'da doğmuş, biz Nisan ayının sonlarında  sahiplenmiştik. Ufak bir kutlama maması kesicez aile arasında artık :P Eğer fotoğraf çekebilirsem ki akşam çekimleri çok güzel çıkmıyor ama bloğa koyarım.

Bu arada uzun zamandır kahveye koymak için şurup almayı planlıyordum. Son Almanya seyahatinde gurme yiyeceklerin satıldığı bir yerden Monin marka fındık şurubunu buldum. Ben kahveyi şekerli içmem bu sebeple bir kaç damla kahveme ilave ediyorum ve tam istediğim gibi (içinde fındık,badem vanilya aromalı, şekerli olmayan ama  dilde yalnızca tat bırakan bir kahve ortaya çıkıyor. Bundan sonra dışarda kahve içmem artık diye düşünüyorum, benim tam olarak beklentimi karşıladı, tavsiye ederim! Bulabilseydim şu meşhur "pumpkinspice" aromasından da alırdım ama o yoktu. İkinci alternatif olarak vanilya şurubu aldım. Henüz denemedim ama gerek kahveye gerek keke çok yakışacağını düşünüyorum. Fiyatı 3 eur gibi bir şeydi. 


Bugünlük bu kadar !

Sevgiler,

İnstagram: kedi_beti

13 Mart 2016 Pazar

Biraz Değişiklik Yaptım

Merhaba!

Bloğu açtığımdan bu yana neredeyse 1.5 yıl oldu. Bu 1.5 yıl içinde çok şey oldu, hayat değişti ben değiştim. Dolayısıyla bloğumu da yenilemeye genel yazı konseptini biraz değiştirmeye karar verdim.
Artık biraz daha "plog" tadında olacak :) Neymiş bu plog derseniz, yazı ağırlıklı değil resim ağırlıklı anlatımlara plog deniyormuş.  Bazen bir günlük gibi eski yazılarımı okuyorum, insanın geçmiş duygularını hatırlaması notlar alması gerçekten çok güzel bir şeymiş. Miskin hakkında o kadar çok yazı yazmasam, zaman bana bazı detayları unutturacaktı ama ben onun hakkında yazdığım güzel yazıları okuyup gülümseyebiliyorum şimdi. Hastalık dönemini ise unutmaya çalışıyorum diyelim çünkü bazı şeyleri unutmak mümkün olmuyor.

Böyle bir girişin ardından bu hafta sonu neler yaptım onları yazayım.

Cumartesi sabahı kahvaltıdan sonra işe evdeki sökükleri dikerek başladım. Arka planda da Kiralık Aşk izledim. İşin gerçeği ben pek Türk dizisi izlemem ama bu dizi hem komik, hem kafa dağıtıyor özellikle yemek yaparken, ev işi yaparken, gece yatmadan iyi geliyor, başladık bakalım ..



Sökük dikme işleri bitince karnım acıktı. Ben de haluj yapmaya karar verdim. Bilmeyenler için Haluj bir çerkez yemeğidir. Genelde patatesli yapılır ama biz peynirli ve soğanlısını yaparız. Tarif çerkez olan annemin babanesinden kalma. Bizim evde çok sık yapılır ve damağımız alıştığı için midir nedir bütün aile bayıl bayıla yer. Buraya da hemen basitçe tarifini bırakayım.



Hamur için 2-3 Bardak Un, 1 Yumurta, 1 Çay Kaşığı Tuz, Birazcık Yağ
Tüm malzemeleri yoğuruyoruz ve 5 dk kadar dinlendiriyoruz.

Hamur dinlenirken hemen içini yapmaya başlıyoruz. İki orta boy soğan, yada 3 küçük soğan, 100-150 gr beyaz peynir, göz kararı kırmızı Toz Biber, yine göz kararı nane.. Soğanları rondodan geçirip yarım çay bardağı yağ döktüğümüz tavada soteliyoruz. Soğanlar ölünce ocaktan alıp henüz sıcakken beyaz peyniri ve baharatı ekliyoruz ve karıştırıyoruz. Aşağıdaki fotoğrafta henüz kırmızı toz biberi eklememişim.




Sonra hamurlar bezelere ayrılır ve 2-3 mm kalınlıkta yuvarlaklar şeklinde açılır. Boyutlarını aşağıdaki fotoğraftan çıkartabilirsiniz. Açılan yuvarlakların ortasına içten bir tatlı kaşığı eklenir ve yarım daire şeklinde kapatılır. Uç kısımlarına bastırılır ve kıvrılır.




Sonra kaynamakta olan bir tencere suya halujlar salınır ve 10 dakika kadar haşlanır. Aşağıdaki tavanın içinde tatlı biber eklenmiş harcı görebilirsiniz.



Aşağıda gördüğünüz üzere halujlar fokur fokur kaynıyor. Bu arada verdiğim tarif yaklaşık 3 kişilik ama biz iki kişi bitirebiliyoruz :). Afiyet olsun, tarifle ilgili sorunuz olursa yada detaylandırmamı isterseniz lütfen yorum kutusuna not bırakın. Bu güzel yemeği herkes bilsin yesin isterim.


Pazar günü ise klasik kahve ve kitap keyfi yaptım.


Bu arada her zaman Jacobs filtre kahve içerdim ama geçtiğimiz hafta Gloria Jeans'ten fındıklı bir kahve aldım. Gerçekten çok güzel kokuyor. tavsiye ederim :) Daha önce Starbucks'tan kahve almıştım ama pek beğenmemiştim.




Öğlen için karnım acıkınca pırasalı börek yapmaya karar verdim. Aşağıdaki fotoğrafta pırasalı böreğin içini görüyorsunuz.




Aşağıda da böreğin kalan parçaları, nasıl bir açlıkla saldırdıysam :)




Şu öve öve bitirilemeyen, MAC marka rujlara alternatif olarak gösterilen hatta daha iyi denen Golden Rose Velvet Matte rujlardan ben de alayım dedim.

Soldan sağa 27, 16 ve 12 numara



Aşağıdan yukarıya 27,16,12 numara.


27 gerçekten çok güzel bir şeftali rengi, 16 biraz daha koyu kiremite çalan bir şeftali. 12 numara ise koyu bir pembe. Normalde fiyatı 17 TL' ydi. İnternette fiyatının 10 TL' ye düştüğünü görünce daha fazla bekletmeden alayım dedim. Son günlerde kozmetiğe fena merak sardım. Sürümü çok güzel değil, mat olduğu için formülü gereği sanırım bu tarz rujlar böyle oluyor. Altına kesinlikle bir nemlendirici sürmek gerekiyor.  O zaman çok daha rahat dağılıyor. Bu rujlar beni uzun süre idare eder. Fiyat/performans açısından kesinlikle değer. Her bir ruj için Golden Rose bir de oje hediye ediyor. Yani oldukça karlı oldu bu alışveriş.

Şimdilik hafta sonum bu kadar. Bu akşam yapacaklarımı da daha sonraki bir post ile yayınlarım çünkü planlarım var :)

Bu arada Amerika için başvurumu yaptım. Şu an artık top karşı tarafta heyecanla bekliyorum. Artık belli olsunda bende hayatımla ilgili bir planlama yapmak istiyorum. Başvurmaya karar verdiğimde  bu kadar heyecan yapacağımı düşünmüyordum...Beni en çok belirsizlik yordu bakalım kısmet :)

Ben bir çay demleyeyim de sıcak sıcak içeyim, bu hafta havalar soğuyormuş sıkı giyinin !

Sevgiler,

M








Popüler Yayınlar

Sayfalar