28 Şubat 2015 Cumartesi
26 Şubat 2015 Perşembe
Kısırlaştırma Ameliyatı Öncesi
Merhaba,
Yarın bizim için büyük gün. Miskin kısırlaştırma ameliyatı olacak. Çok karışık duygular içerisindeyim şu anda, ameliyat esnasında bir şeyler ters gider diye öyle çok korkuyorumki. Ameliyatın kendisinden çok şu narkoz olayı beni ürkütüyor. Keşke bu kedişlere de lokal anestezi yapabilirselerdi.
Miskin bu günlerde 8. ayına girmiş oldu, yani kısırlaştırma açısındanda uygun yaşı bulmuş olduk. Tabi bu konuda hem pek çok kedi sahibinin hem de doktorun fikri farklı ama ben kendimce Miskin için zamanın geldiğini düşünüyorum hatta belki 3 hafta önce olabilirdi ama gerek iş yoğunluğu gerekse özel mazeretlerden ameliyatı ertelemiştik.
Güzel oğlum benim..Şu son 5 ayda hayatımıza giren en özel ve en önemli şey oluverdi. Evimizin neşesi, eğlencesi odak noktası oldu. Defalarca gülme krizlerine sokuyor bizi...Babasıda onu çok seviyor, hiç kıyamıyor ona, bazen üşenip suyunu çeşmeden doldurunca neden damacanadan su koymuyorsun diye bana kızıyor.
İsmi Miskin ama kendisi hiç Miskin değil. Daha çok "Tarzan" ismi yakışabilirmiş mesela, yada "Zıpır", "Kıpır", "Azman" kesinlikle yanlış isim seçmişim.
Şimdi bu canımın köşesini saat 09:00'dan sonra beslememek gerekiyormuş. Gel de dayan sabaha kadar aç bakan umutlu gözlere. 12 saat midesi boş kalmalıymış ki narkoz aldığında sorun olmasın. Napalım ne yapıyorsak iyiliğine olsun diye yapıyoruz.
Yarın kendi ellerimle bırakacağım oğlumu veterinere, son bir kez öpeceğim...
Güzel haberler ile dönmek istiyorum buraya döneceğimde biliyorum...
Sevgiler,
25 Şubat 2015 Çarşamba
Siz Yoksa Giller Takvimini Duymadınız mı ?
Merhaba,
Uzun bir ara oldu. İşlerim son iki haftadır oldukça yoğun bir de üzerine yurtdışı seyahati eklenince iyice koptum buralardan. Haftaya yine gidiyorum bu defa bir haftalığına bu sebeple gitmeden araya bir yazı sıkıştırayım dedim. Bugün aldığım güzel bir mailde bana yazım konusunda ilham verdi !
Benim kedi tutkumu bilen çok yakın bir arkadaşım 2014 yılı için bana kedili Giller takvimi almıştı. 2015 yılı takvimini ise henüz Miskin'i evlat edinmemiştik, düşünceli Müdürüm hediye etmişti.(Bu arada takvimler sanıyorum eylül itibarı ile piyasaya çıkıyor çünkü o zaman hediyemi almıştım, yani 2016 takvimleri 2015 Eylül ayında raflarda görebilirsiniz ) Henüz bir kedim olmadığı için hergün başkalarının kedilerine bakıyor, onların hikayeleri ile mutlu oluyordum. Bu yıl ise dedimki 2016 yılı için Miskintoşumun bir fotoğrafını göndermeli ve bu takvimde kesinlikle yer almalıyız.
Bu arada Giller Takvimi nedir diyenler tıklayınız. Çok kısa anlatmak gerekirse. Her yıl son başvuru tarihine kadar kedi köpek sahipleri minnoşlarının fotoğraflarını çekiyor ve güzel bir mesajla bu takvimde yayınlanması için ilgili adrese gönderiyorlar. Başvuru koşulları için tıktık.
Giller takvimi ailesi tarafından seçilen fotoğraflar ajanda ve takvimlerde yerlerini buluyor ve d&r 'da veya kendi sitesinden ilgililere satışa sunuluyor. Her yıl basım garantisi yok. Son başvuru tarihine kadar minimum 313 kedi ve 313 köpeğin fotoğrafının gönderilmesi gerekiyor.
Bence çok yaratıcı ve eğlenceli bir fikir, bu işe girişenlerin yüreğine ve emeğine saygı duyuyorum. Sonuçta biz kedi köpek sahipleri böyle bir anıyı kendi imkanlarımızla oluşturmamız mümkün değil. Giller takvimi sayesinde minnoşların fotoğrafları unutulmaz bir hatıraya dönüşmüş oluyor.
Ben başvurumu Miskin'in yılbaşı konseptli fotoğrafları ile hafta sonu yapmıştım, bugün öyle güzel bir mail geldi ki çok sevindim, çok memnun oldum. Bence bu işin sorumlusu kişiler işlerini hakkı ile yerine getiren ve ciddiye alan insanlar.
Siz de böyle bir hatıraya sahip olmak istiyorsanız başvuru koşullarını yerine getirip bir mail atmanız yeterli. Herhangi bir ücret talep edilmiyor, fotoğrafların yayınlanma ve kullanım hakkını deveretmiş oluyorsunuz, varsın devrolsun turşusunumu kurucaz fotoğrafların :))
Benim paylaştığım fotoğraflar aşağıdaki gibi, birde yazının başındaki, umarım bizi seçerleeer =D
12 Şubat 2015 Perşembe
Maşallah dediğim kırk gün yaşamıyor
Yahu daha dün her şey normale dönüyor diye bir yazı yazdım, dün gece Miskin yazımı okumuş olacakki şuna bir ders vereyim dedi. Gece 3'ten sabah 7 'ye bir kedi hiç yorulmadan nasıl miyavlar biri bana anlatsın bunu :(. Mıy mıy mıy kapıyı açınca Mırak. Canı sıkılıyor anlıyorum ama nasıl yorulmuyor ve bu kadar enerjik. Yani akşam aşırı efor sarfetmedik yormak için ama uyutmamıştıkta. Canı sıkılıyor arkadaş istiyor anlıyorum onu ama şu an elimden bir şey gelmez.
İkinci kediyi ciddi ciddi düşünüyorum. Çünkü benim enerjim Miskin'i yormaya yetmiyor bunu anladım. Yetmesi için bütün gece benimde ordan oraya koşturup durmam lazım. Bu sefer bende hal kalmıyor saat 10:00 olunca uykum geliyor. Şu kısırlaştırma ameliyatını bir atlatalım bu konu üzerine eğileceğim. Hem bütün gün evde yalnız başına da kalmamış olur. İşte kafama takılan ikinci kedinin masraf kısmı oluyor. Miskin'in aşıları maması kumu derken baya bir harcama yaptığımı farkettim. Harcayacağım tabi gocunduğumdan değil ama ikinci için de aynı harcamaları yapacak gücümüz var mı onu bilmiyorum işte ...
İkinci kediyi ciddi ciddi düşünüyorum. Çünkü benim enerjim Miskin'i yormaya yetmiyor bunu anladım. Yetmesi için bütün gece benimde ordan oraya koşturup durmam lazım. Bu sefer bende hal kalmıyor saat 10:00 olunca uykum geliyor. Şu kısırlaştırma ameliyatını bir atlatalım bu konu üzerine eğileceğim. Hem bütün gün evde yalnız başına da kalmamış olur. İşte kafama takılan ikinci kedinin masraf kısmı oluyor. Miskin'in aşıları maması kumu derken baya bir harcama yaptığımı farkettim. Harcayacağım tabi gocunduğumdan değil ama ikinci için de aynı harcamaları yapacak gücümüz var mı onu bilmiyorum işte ...
11 Şubat 2015 Çarşamba
Son Durumlar
Aslında yazacak çok şey birikti ancak uzun süredir vakit bulup toparlayamıyorum. Geçen hafta Cumartesi veterinere gittik ve Miskin'i muayene ettiler. Veterinerin söylemesi ile Miskin artık erkek olmuş :). Kızgınlığa girmeye başlamış ve artık kısırlaştırma ameliyatı zamanı gelmiş. Hemen ameliyata alabiliriz dediler ancak ben istemedim. Çünkü benim planım Cuma sabahtan veterinere bırakıp cuma akşamı alıp hafta sonunda da yanında olmak. Sonuçta ameliyat atlatacak mümkün olduğunca uzun süre yanında olmam gerekir diye düşünüyorum. Ancak Cuma günü iş sebebi ile yurtdışına gidiyorum ancak Pazartesi dönebileceğim. Bu sebeple ameliyatını da bu cuma değil bir sonraki cumaya planladık. Umarım her şey yolunda gider ...
Son günlerde bir hafta öncesine göre daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Artık geceleri o kadar fazla miyavlamıyor, sabahları da çok erken uyandırmıyor. Tabi yine deliksiz uyumak mümkün değil ama ameliyattan sonra artık bir düzene girer diye umuyoruz. Bu arada tuvalet kabı çok kötü kokuyor. Hatta bugün sanırım patilerine de idrar değmiş kendide biraz kokuyordu. Hemen ıslak mendille şöyle bir sildim. Koltukların örtüsünü de yıkatacağım. Tuvaletinin kumunu da kısırlaştırmadan sonra tamamını atıp değiştirmeyi düşünüyorum. Eski kokular çağrışım yapmasın =)
Bu arada Dr Clauders'ın Relax and Fit macunu ulaştı. Hergün 1-2 cm yediriyorum. Belki de bu hafif sakinleşmesinde macunun da etkisi olabilir diye düşünüyorum. Veterinerime macunu sordum ama o bana Gimpet ürünlerini önerdi. Yatıştırıcı etkisi olduğu hakkında sanırım bilgisi yoktu sonuçta gimpetin muadil bir macunu yok. Bu açıdan kafamda soru işareti oldu. Yani veterinerimiz fiziksel muayene ve tedaviler konusunda çok iyi ancak psikolojik sorunlarda malesef yardımı dokunmuyor...
Acana Pasifica Kedi Maması
Merhabaaa,
Aslında uzun zamandır yazacaktım ancak son günlerde yoğun bir tempoda çalışıyorum bu sebeple bloğa fazla vakit ayıramadım.
Miskin için Royal Canin Kitten 36 kullandıktan sonra kedilibirhayat bloğunun sahibesi Meltem Hanım'ın yazılarında önermiş olduğu Acanayı denemeye karar vermiştim. Acana mamalarda yetişkin ve yavru ayrımı bulunmuyor. Tek tip mama tüm yaşlar için farklı miktarlarda öneriliyor.
Öncelikle mamayı kendi açımdan yorumlayayım. Mamanın kokusu gerçekten çok kötü. Kaba koyup bırakınca o kötü koku bütün salona yayılıyor ,o derece etkili yani. Royal Canin'in kokusu bana kötü gelmiyordu mesela hatta burnum alışmıştı ancak bu Acana'nın kokusuna alışılacak gibi değil. Tabi ben Pasifica için konuşuyorum tavuklusu veya kuzulusu farklı olabilir. Taneleri Royal Canin'den daha büyük yuvarlak ve yassı.
Miskin' in bayıldığını söyleyemem. Tabi burun kıvırmayıp yine aç kalmamak için yedi ama Royal Canin'i yediği kadar hevesli değildi. Ben özellikle tahılsız bir mama olması ve doğal koruyucular ile korunması sebebi ile merak etmiştim ama bir daha almayacağım sanırım. Zaten 2 kgluktu, biter bitmez yine Royal Canin 36 'ya dönüş yaptık. Aynı heves ve ağız şapırtısı ile yemeye devam ediyor :)
Bir sonraki mama denemem N&D olabilir diye düşünüyüorum.
5 Şubat 2015 Perşembe
Pembe Sabahlıkta Buldum Annemi
Geçtiğimiz hafta uzun süredir çok özendiğim polar sabahlığa nihayet indirimler sayesinde kavuştum.
"Seni pamuklara sarmalar sararım..."diyor ya Sezen Aksu. İşte sabahlıkta o kadar tüylü ve yumuşak ki o sarmalanma duygusunu şiddetle hissediyor insan.. : )
Ne varki sabahlığın cazibesine kapılan ve kendinden geçen bir tek ben olmadım. Giydiğim ilk dakika yanıma arz-ı endam eden Miskintoşum kucağıma oturdu, başladı üzerimi ince ince yoğurmaya. Önce hafif hafif yaparken sonra kendinden geçercesine adeta transa geçmiş gibi gözlerini kısa kısa tüylerin arasını koklayıp yalayarak devam etti. En son onu böyle gördüğümde yeni bulduğumun ertesi günüydü. Battaniyeye aynı şeyi yapıyordu. ..
Şimdi böyle koca kediyken bebek gibi hareketler yapması, o aranmaları beni çok hüzünlendirdi... Sanki nasıl desem çok iyi tanıdığınız bir arkadaşınızın akli dengesini yitirip çocukca hareketler yaptığını düşünün. Belki tam olarak tarif edemedim bendeki duygunun karşılığını ama işte onu öyle görmek gerçekten kalbimi kırdı.
Kediler bebekken annelerinin memesinden süt akışını sağlamak için yoğururlarmış. Bu harekette oradan geliyormuş. Yani sonrasında mutlu olduklarında yada anlattığım üzere (annesinin karnına benzettiği için bence) yumuşak tüylü bir şey gördüklerinde eski anıları canlanır ve bu hareketlerini tekrarlarmış. Evet Miskin zaten sık sık normal zamanda da ufak ufak yoğuran bir kediydi ama o yoğurduğunun ben olduğumu biliyordu bu defakindeki hüzünlü taraf o üzerimde sahte poları annesi sanmış olmasıydı. Olmayan memeyi araması, derin derin koklaması, gözlerini kısarak kendinden geçmesi...
Önce bir süre sabahlığı giymeyeyim dedim. Sonra ise sabahlık gibi peluş bir battaniye dikmeye karar verdim Miskin için. Madem böyle mutlu oluyor battaniyeyi yuvasının içine koyarım belki kendini daha huzurlu hisseder diye düşündüm.
Kedilerinde annesi var be blog ve bence kedilerde annelerini özlüyorlar, kim ne derse desin..
"Seni pamuklara sarmalar sararım..."diyor ya Sezen Aksu. İşte sabahlıkta o kadar tüylü ve yumuşak ki o sarmalanma duygusunu şiddetle hissediyor insan.. : )
Ne varki sabahlığın cazibesine kapılan ve kendinden geçen bir tek ben olmadım. Giydiğim ilk dakika yanıma arz-ı endam eden Miskintoşum kucağıma oturdu, başladı üzerimi ince ince yoğurmaya. Önce hafif hafif yaparken sonra kendinden geçercesine adeta transa geçmiş gibi gözlerini kısa kısa tüylerin arasını koklayıp yalayarak devam etti. En son onu böyle gördüğümde yeni bulduğumun ertesi günüydü. Battaniyeye aynı şeyi yapıyordu. ..
(Bu fotoğraf bir kaç gün sonra çekildi malesef esas olayı görüntüleyemedim)
Şimdi böyle koca kediyken bebek gibi hareketler yapması, o aranmaları beni çok hüzünlendirdi... Sanki nasıl desem çok iyi tanıdığınız bir arkadaşınızın akli dengesini yitirip çocukca hareketler yaptığını düşünün. Belki tam olarak tarif edemedim bendeki duygunun karşılığını ama işte onu öyle görmek gerçekten kalbimi kırdı.
Kediler bebekken annelerinin memesinden süt akışını sağlamak için yoğururlarmış. Bu harekette oradan geliyormuş. Yani sonrasında mutlu olduklarında yada anlattığım üzere (annesinin karnına benzettiği için bence) yumuşak tüylü bir şey gördüklerinde eski anıları canlanır ve bu hareketlerini tekrarlarmış. Evet Miskin zaten sık sık normal zamanda da ufak ufak yoğuran bir kediydi ama o yoğurduğunun ben olduğumu biliyordu bu defakindeki hüzünlü taraf o üzerimde sahte poları annesi sanmış olmasıydı. Olmayan memeyi araması, derin derin koklaması, gözlerini kısarak kendinden geçmesi...
Önce bir süre sabahlığı giymeyeyim dedim. Sonra ise sabahlık gibi peluş bir battaniye dikmeye karar verdim Miskin için. Madem böyle mutlu oluyor battaniyeyi yuvasının içine koyarım belki kendini daha huzurlu hisseder diye düşündüm.
Kedilerinde annesi var be blog ve bence kedilerde annelerini özlüyorlar, kim ne derse desin..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
yeniden merhaba , kedi mamaları ile ilgili ayrıca detaylı yazılar hazırlayacağım fakat ondan önce arada aklıma gelen soruları ve interne...
-
Merhaba, Bugün hastalığı keşfedeli üç gün oluyor. Aslında içimden yazmak gelmiyor artık ama aynı durumda olabilecek bizim gibi umutsuzca ç...
-
Merhaba, Henüz bloğu yeni açtığımda bahsettiğim üzere kedimizi bayramdan sonra almayı planlıyoruz. Artık Eylül ayına girmiş bulunduğumuz i...
-
Hastalığı ilk öğrendiğimden beri aklımdan geçen cümlelerden biri bu olmuştu. Sen daha miniciksin 9 aylıksın yaşını bile doldurmadın ki M...

